Yayıncılık dünyası yeni yıla, futbol tabiriyle bomba bir transferle başladı; romanları onlarca baskı yapan günümüz edebiyatının etkili isimlerinden Nermin Yıldırım, Hep Kitap’tan Everest Yayınları’na transfer oldu. Hep Kitap’ın şık veda mesajı okurdan alkış aldı.
Everest Yayınları, Nermin Yıldırım transferini, sosyal medya üzerinden şöyle duyurdu: “Yepyeni bir yolculuk başlıyor! Edebiyatımızın cesur kalemi, çok sevilen yazarımız Nermin Yıldırım, yayımlanmış tüm eserleriyle artık Everest’te!
Yeni kitaplarının heyecanı ise şimdiden içimizde! Bu yolu hep birlikte yürümek üzere, başlıyoruz.”
Nermin Yıldırım’ın eski yayınevi Hep Kitap ise yazarına şık bir mesajla veda etti. X hesabından, üzerinde “Nermin Yıldırım’la her anından keyif aldığımız bir yolculuğun sonuna geldik” yazan bir post paylaşan Hep Kitap, “Yayınevimizin kurulduğu günden bu yana bizimle olan, birlikte çok başarılı kitapları okurlarla buluşturduğumuz Nermin Yıldırım, artık yeni evinde, Everest Yayınları’nda. Daimi okurları olarak yeni kitaplarını heyecanla bekliyoruz” diyerek yazarını uğurladı.
Okurların ‘beğeni’yle alkışladığı Hep Kitap’ın şık vedasına Everest Yayınları da kayıtsız kalmadı ve “Çok teşekkürler sevgili @hep_kitap, bu güzel yolculuğa kattıklarınız hep bizimle olacak. Yolculuğumuz ve yol arkadaşlığımız daima sürecek” mesajıyla teşekkür etti.
Everest Yayınları’nın yayın yönetmeni Saadet Özen de iki yayınevinin yüzleri güldüren mesajlaşmasına, “Bakın bu tarihi bir an. Bu yıl böyle bir güzellikle başladı, umarım aynı açıklık, anlayış ve yardımlaşmayla devam eder. Çok teşekkürler Nermin, çok teşekkürler Hep Kitap” mesajı paylaşarak teşekkür etti.
10Haber yazarlarından usta eleştirmen Ömer Türkeş, 2020’de yayımlanan ‘Ev’ romanıyla ilgili yazasında Nermin Yıldırım hakkında şu yorumu yapmıştı:
“İsimlerinden (‘Unutma Beni Apartmanı’, ‘Rüyalar Anlatılmaz’, ‘Saklı Bahçeler Haritası’, ‘Unutma Dersleri’, ‘Dokunmadan’, ‘Misafir’) de anlaşılacağı üzere, Nermin Yıldırım’ın romanlarında geçmiş ve bugün arasında gidip gelen ve geçmişteki yaşanmışlıkların bugün üzerindeki etkisini işleyen hikâyeler anlatılır. Roman kahramanlarının bellekleri geçmişe, mutluluk ya da mutsuzluk anlarına takılıp kalmıştır. Ne var ki yaralı benlikleriyle hatırladıkları güven telkin etmez. ‘Ev’ de belleğin bu tuhaf dinamiklerini, bireyin kendisine dönük bilinçaltı ‘suikastlarını’, ‘orijinal’ gerçekliği sadakatle tasvir etmenin imkânsızlığını ortaya koyan bir metin.
(…)
Yıldırım, duygularını okuyuculara geçirmeyi çok iyi başaran bir yazar. Ne anlatacağı kadar nasıl anlatacağını da mesele ediyor. Nermin Yıldırım’ın dilinin ve üslubunun her romanında biraz daha olgunlaştığını görmek sevindirici. Dilin keyfine -özellikle Seher’in duygu ve düşüncelerini yansıtırken- varıyoruz. Geçmişten çıkıp gelen ve çağrışımlarla sürüklenen, her koku, görüntü ve imgeyle farklı zamanlara sıçrayan hikâyede Seher’in kimi zaman buruk hüznünü, kimi zaman öfkesini, çoğu zaman da karanlık yanlarını sergileyen acı ve ironi yüklü cümleler hikâyeye çok canlı bir hava katıyor. ‘Ev’, sürükleyici ve hüzünlü hikâyesi, ele aldığı meseleleri, dili ve kurgusuyla çok doyurucu bir roman.”








